Crohn’da Düşük Doz Naltrexone (LDN) Tedavisi

Naltrexone’nin , bilinen ilk işlevi endojen opiatlara (endorfin ve enkefalin) bağlanarak ağrı kesmek olan opiat reseptörlerine bağlanan ve inhibe eden, FDA onaylı bir ilaçtır. Bunlar, morfin, eroin ve diğer opiat maddelerin bağlandığı aynı reseptörlerdir. Naltreksonun esas kullanımı, opiat toksisiteyi sürekli tersine çevirmek, ya da opiat bağımlılığındaki kronik tedaviyi sağlamaktır.

Naltrexone, alkolik ve madde bağımlılarının tedavisinde kullanılan ve temiz kalmalarını sağlayan ilaçlardan biridir. Vücudun, ağrıyı düzenleyen ve hücre büyümesi, onarımı ve iltihabında rolü olan opioid sistemini baskılar. Naltrekson, vücudun kendi enkefalin ve endorfinleri, ağrı kesici ve rahatlık duygusu veren maddeleri de dahil olmak üzere, opiodlerin etkilerini bloke eden protein reseptörüne bağlanır.

HIV/AIDS hastaları, yatmadan önce “Düşük Doz Naltrexone” (Low Dose Naltrexone) kullandıklarında, enfeksiyona verdikleri yanıt güçlenmektedir. Bazı kanser hastalarının ilaçtan yararlandıkları gibi, lupus gibi otoimmün hastalıklardan muzdarip kişilerin de düşük doz naltrexone tedavisi sonucunda semptomlarında azalmalar görülmüştür.

Düşük Doz Naltrexone Tedavisini Savunanların Görüşleri

Naltreksonun orijinal kullanımı, alkol ve madde bağımlılarının yoksunluğunu giderebilmek üzerinedir. Bu sebeple kullanıldığında, günlük doz, 50 mg.dır. Ancak, 1980’lerin başlarında, naltreksonun düşük dozlarının (günde 4.5 mg) merkezi sinir sistemi hastalıkları, otoimmün hastalıklar, kanser ve HIV/AIDS hastalarına tedavi sunduğu keşfedilmiştir.

Ian Zagon ve Bernard Bihari gibi bir çok doktor, 1980’li yılların başlarında naltrekson üzerinde çalışıyordu, ve ilacın düşük dozlarının yüksek dozlarından daha etkili olduğunu farkettiler. Yüksek dozları (HDN) kanser büyümesini uyarırken, düşük dozların (LDN) etkileri tam da tersi yöndeydi. Bihari, naltreksonun HIV enfeksiyonu ve MS gibi bağışıklık sistemi hastalıkları üzerinde olumlu etkileri olduğunu tespit etti. İlaç, hastalık sürecini durduruyordu.

Dr. Bernard Bihari, otoimmün hastalıklar taşıyan hastalar tarafından kullanılan bir düşük doz protokolü hazırlamıştır. Dr. Bihari, uykudan önce 3-5mg. arası naltreksonun, 2-4 saat boyunca, kişi uykudayken, opiat reseptörlerini bloke ettiğini bulmuştur. Bu kısa, geçici blokaj, vücudun daha erken sabah endorfini salgılamasına sebep olmaktadır. Ekstra endorfin, bağışıklık sisteminin düzenlenmesine ve işlevinin gelişmesine yardımcı olmaktadır.

İmmünomodülatörlerden olan endorfini yükselterek, Düşük Doz Naltrexone Tedavisi (LDN) bağışıklık sistemi fonksiyonunu geliştirir. İmmünomodülatörler, HIV hastalarında, antikor üretimini canlandırır ve fazla antikor üretiminde, (otoimmün hastalıklar, herpes, lyme hastalığı gibi) antikor üretimini azaltır. Düşük Doz Naltrexone Tedavisini savunanlara göre; LDN, “kanser” için genel bir tedavi değildir. Her hastaya iyi gelen bir tedavi türü değildir, ama bazı vakalarda, tümörlerin büyümesini durdurur hatta onları küçültür, ancak hastanın ilacı yaşam boyu, ya da daha etkili bir tedavi bulununcaya kadar kullanması gerekir.

Pennsylvania State University College of Medicine, Pennsylvania’daki araştırmacılar, klinik olarak kanser tedavisi ve otoimmün hastalıkların tedavisinde kullanılan opioid antagonist naltrekson’un düşük doz mekanizmasının, hücre bölünmesinin üzerindeki inhibitör etkisi olduğunu keşfettiler.

2004 yılının ortalarından itibaren, Dr. Bihari, standart terapilere yanıt vermeyen 300 kanserli hastayı tedavi ettiğini rapor etti. LDN tedavisinden 4-6 ay sonra grubun %50’sinin, kanseri büyümeyi durdurmuştu, üçte biri ise tümör küçülmesinde, objektif işaretler gösteriyordu.

2007 yılında, Burton Berkson ve meslektaşları, Integrative Cancer Therapies dergisinde, “Sadece Düşük Doz Naltrekson Kullanan Hastalar B-Hücresi Lemfoma Semptom ve İşaretlerinin Tersine Çevrilmesi” adlı bir makale yayınladı. Aynı dergide, Berkson’un 2006 yılına ait makalesi de, “İntravenöz alfa-lipoik asit / Düşük Doz Naltrekson Protokolü ile Tedavi Sonrası Pankreas Kanseri bir Hastanın Karaciğer Metastası Sonrası Uzun Dönem Yaşamı” adını taşıyor ve 2002’de terminal teşhisi konmuş bir hastanın inanılmaz dönüşümünü anlatıyordu.

The Pennsylvania State University College of Medicine araştırmacıları, fareler üzerinde, opioid antagonist Naltreksonun (LDN), insan yumurtalık kanseri doku kültürü ve yabancı doku aşısı üzerinde muazzam bir anti-tümör etkisi olduğunu keşfettiler. LDN, kemoterapi ile birleştirildiğinde, tümör oluşumu üzerinde çoğalan bir inhibitör etkisi oluyordu. Experimental Biology and Medicine’da Temmuz 2011 tarihinde yayınlanan bu keşif, Amerika’daki kadınların kanserle ilgili ölüm sebeplerinde dördüncü sırayı koruyan patogenezi ve over neoplazi tedavisinde yeni ufuklar açmıştır. FDA, 50 mg. doz ile Naltreksonu 1984 yılında onaylamıştır. LDN (3-4.5 mg. doz), FDA onayı için milyonlarca dolar tutan klinik araştırmalar gerektirdiğinden, henüz onay için sunulamamıştır. LDN’nin, teröpatik doz aralığı, her gece için, 1.5-4.5 mg.dır. Bu aralığın altındaki dozların etkisi yoktur, ve üzerindeki dozların ise, uzun süreler için endorfini engellemesi ve etkinliğine mudahale etmesi olasılığı vardır.

Araştırmacılara göre düşük doz naltreksonun tümör büyümesi üzerine etkileri üç olası mekanizmanın karışımı yoluyla olabilir:

1. Kan dolaşımındaki metenkefalin ve beta-endorfinin artışını teşvik ederek;

2. Tümör hücre zarlarındaki opiat reseptörlerin sayı ve yoğunluğunu arttırarak, böylelikle, var olan ve kanser hücrelerinde apoptosisi indükleyen endorfin düzeylerinin büyümeyi baskılayan etkilerine daha duyarlı kılarak; ve,

3. Öldürücü hücre (NK) sayılarını ve aktivitelerini, yükselmiş endorfin düzeylerine oldukça duyarlı CD8 sayılarını yükselterek.

Kanser tedavisinde kullanılmaya başlanmadan önce, LDN, HIV/AIDS tedavisinde kullanılıyordu. 1986 yılında yapılan çift kör, plasebo kontrollü deneyde, ilacın verildiği hastalarda, HIV’ye karşı, önemli bağışıklık sistemi koruması gözlendi. LDN’nin gelişimi, çeşitli biyolojik gerçeklere dayanmaktadır. Öncelikle, 1984 yılında, eroin bağımlılığı tedavisine yardımcı olmak üzere lisansı alınan naltrekson, vücuttaki endorfin düzeylerini indükleme becerisine sahiptir. Bir diğeri ise, endorfinin, bağışıklık sistemi hormonal kontrolünün %90’ını temsil ederek, sistemin danışmanı ya da (homeostatik) düzenleyicisi olduğu gerçeğidir. Günlük endorfinin %90’ı, hipofiz ve böbreküstü bezleri tarafından geceyarısından sonra 02-04.00 saatleri arasında salgılanır.

Dr. Bihari ve arkadaşları daha sonra, AIDS hastalarının endorfin düzeylerinin, normale oranla %25 daha az olduğunu gösterdiler. Bu gerçekler, HIV/AIDS hastaları için LDN’nin değerinin keşfindeki arka planı sağlamıştı. Endorfinin gece salgılanması, Dr. Bihari ve arkadaşlarına, anında endorfin salgılanması için gece alınan küçük dozlarda naltreksonu deneme şansı verdi. LDN’nin, yatmadan önce 1.5-4.5 mg doz naltreksonun endorfin üretimini çoğalttığını keşfetmişlerdi. Söz konusu dozdan daha azı endorfin üretimine bir etki yapmıyordu. 4.5 mg.dan yüksek dozlar, endorfini canlandırmak yerine uzun sürelerde bloke ediyor, böylelikle yüksek endorfin düzeylerinin yararlarından mahrum bırakıyordu.

Eylül 2003 tarihi itibarı ile, Dr. Bihari, 350 AIDS hastasını, kabul edilen AIDS terapileri ile bağlantılı olarak, LDN kullanımıyla tedavi etmişti. Önceki 7 yılda, bu hastaların %85’i HIV virüsünde, saptanabilir bir seviye göstermediler – tam tersi, yaygın AIDS tedavilerine oranla belirli bir yan etki olmadan, daha yüksek bir başarıya imza attılar.

National Institute of Environmental Health Sciences (NIEHS) ‘den Dr. Jau-Shyong (John) Hong, LDN’nin, kronik beyin iltihabının temel sebebi olan mikrogial aktivasyonu engellediğini keşfetmiştir.

Buna ek olarak, LDN, vücutta serbest radikallerin etkisini azaltarak kronik enflamasyonu engelleyen antioksidan özelliklere de sahiptir. LDN, nöron dejenerasyonunu azaltan değişikliklere de neden olur. Bunun bir sonucu olarak, LDN, Parkinson ve MS gibi nörodejeneretif hastalıklara karşı koruma sağlar. Kronik enflamasyon, otoimmün hastalıkların sürmesine katkı sağlar ve Crohn Hastalığı da dahil olmak üzere, bir çok otoimmün hastalığın oluşmasında temel sebeptir.

San Francisco, University of California’dan Dr. Bruce Cree, MS hastalığında LDN tedavisi ile ilgili 8 hafta süren klinik deneyinin sonuçlarını sunmuştu. Deneyi tek merkezli, randomize, çift kör, plasebo kontrollü, çift çapraz, 4.5 mg. naltrekson kullanarak, yaşam kalitesini yükseltmek üzerineydi. Çalışmada, MS Yaşam Kalitesi Envanteri (MSQLI) değerlendirme değeri olarak alınmıştı. Deneye 80 denek katılmış, 70 tanesi bitirmişti. Plasebo ile karşılaştırılınca, LDN, zihn sağlığını büyük ölçüde iyileştirmiş, yaşam kalitesi tüm parametrelerde yükselmişti. Ağrı da LDN ile azalmıştı. Çalışma, düşük dozda naltrekson kullanımının iyi tolere edildiğini ve MS’in zihinsel bileşenlerine yararlı olduğunu göstermişti. MS tedavisinde, LDN, özellikle yatmadan önce alındığında, beyindeki opioid reseptörlerini bloke ediyordu. Vücut, en fazla endorfini gece 03.00 civarında üretiyor ve LDN bu üretimi bloke ediyor, bağışıklık sistemini yapay olarak daha fazla endorfin ve enkefalin üretmeye zorluyordu.

LDN ile ilgili bir çalışma, 2007 yılında, Dr. Jill Smith tarafından, Amerikan tıp dergisi American Journal of Gastroenterology’de, “Düşük Doz Naltrekson, aktif Crohn Hastalığını Tedavi Ediyor” başlığıyla yayınlandı. Smith ve ekibi, hastaların %67’sinde hastalıkla ilgili gerilemeler ve %89’unda da terapik etkiler bulmuşlardı.

Not: FDA, Naltrexone adlı ilaç için sadece yüksek doz olan 50 mg için onay vermiştir ve bu amaçla kullanımı alkol ve madde bağımlılarının yoksunluğunu giderebilmek üzerinedir. Yukarıda bahsi geçen deneylerde ise düşük doz olan 1.5-4.5 mg kullanılmıştır. Araştırmacılar sözü edilen hastalıklarda düşük dozun etkinlik gösterdiğini, yüksek dozların ise zararlı olduğunu belirtmişlerdir. Herhangi bir tedavi yoluna başvurmadan önce mutlaka doktor görüşü ve onayı alınmalıdır.

“Yukarıda yer alan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.”

copyright www.beslenmedestegi.com

Kaynak: http://www.beslenmedestegi.com/kanitlanmamis-tedaviler/dusuk-doz-naltrexone-tedavisi

Yorumlar (0)
Yorum ekle