www.crohntedavisi.com
Ülseratif Kolit ve bağırsak hastalıkları

YOLCULUK: Kendi İyileşme Yolculuğuna Çıkma Rehberi

Getting your Trinity Audio player ready...

YOLCULUK: Kendi İyileşme Yolculuğuna Çıkma Rehberi

Brandon Bays ve The Journey Method’dan Esinlenilmiştir


GİRİŞ: YÖNTEMİN TEMEL FELSEFESİ

Hepimiz bedenimizde, hücrelerimizde taşıdığımız anıların gölgesinde yaşıyoruz. Çocuklukta susturulmuş bir çığlık, söylenmemiş bir “affetmiyorum”, yutulmuş bir öfke… Bunlar yok olmaz. Sadece beklerler. Ta ki bir gün beden, taşıyamayacağı kadar ağırlaşana dek.

“Yolculuk Yöntemi” (The Journey Method) şu temel gerçeğe dayanır: Bedenimiz, zihnimizin unuttuğunu hatırlar. Hücrelerimiz, yaşadığımız her duygusal travmanın, her susturulmuş sözün, her bastırılmış öfkenin kaydını tutar. Ve bu kayıtlar silinmediği sürece, aynı kalıpları tekrar tekrar yaşarız.

Bu yöntemin vaadi şudur: Hiçbir yara kalıcı değildir. Beden, doğal bir iyileşme mekanizmasıyla donatılmıştır. Önemli olan, bu mekanizmanın önündeki duygusal ve zihinsel blokajları kaldırabilmektir.


BİRİNCİ BÖLÜM: YÖNTEMİN TEMEL KAVRAMLARI

1. Hücresel Bellek

Her duygu, bedenimizde fiziksel bir karşılık bulur. Korku bağırsaklarda, öfke çenede veya omuzlarda, kırgınlık kalpte… Bunlar metafor değil, nörobiyolojik gerçeklerdir. Yöntemin temel kavrayışı şudur: İyileşmemiş her duygu, bir gün bedende bir “hastalık” olarak somutlaşabilir.

Kitaptaki onlarca tanıklık bunu doğrular: Yirmi yıl susturulmuş öfke, romatoid artrit olur. Affedilmemiş bir baba, kırk yıl süren kronik bağırsak iltihabına dönüşür. Susturulmuş bir çığlık, omuriliği sıkıştıran fıtıklaşmış disk olarak geri döner.

2. “Öykü” Tuzağı

İnsan zihni, acısına bir anlam yüklemeye programlanmıştır. “Ben terk edilmiş bir çocuğum.” “Ben aldatılmış bir eşim.” “Ben savaş gazisiyim.” Bu öyküler, kimliğimizin ayrılmaz parçaları haline gelir.

Yöntemin en radikal kavrayışı şudur: Sen, başına gelen şey değilsin. Yaşadıkların birer olaydır, kimliğin değil. Öykünü bırakmak, yaşadıklarını inkâr etmek değildir; onların seni tanımlamasına izin vermekten vazgeçmektir.

3. “Kaynak” (Source)

Duygusal katmanların en derininde, tüm acıların, korkuların ve öfkelerin ötesinde bir yer vardır. Burası, yöntemin “Kaynak” dediği yerdir. Sessizliktir. Huzurdur. Koşulsuz sevgidir. Ve en önemlisi: Burası, senin gerçek doğandır.

Yöntemin tüm süreci, seni bu Kaynak’a ulaştırmak için tasarlanmıştır. Çünkü iyileşme, “sorun çözme” değil, “gerçek doğana dönme”dir.


İKİNCİ BÖLÜM: REHBERLİ SÜREÇ – ADIM ADIM UYGULAMA

Bu süreç, tek başına değil, güvendiğin bir “yol arkadaşıyla” yapılmalıdır. En az iki saat sessiz, kesintisiz zaman ayır. Aşağıdaki yönergeleri okuyacak kişi, süreci daha önce en az iki kez baştan sona okumuş olmalıdır.


HAZIRLIK AŞAMASI

Yol arkadaşınla birlikte oturun. Gözlerini kapat. Üç derin nefes al. Her nefeste, bedenindeki gerginliği biraz daha bırak.

Şimdi, son zamanlarda seni en çok “takılı bırakan” duyguyu hatırla. Sürekli geri gelen. Ne kadar uğraşırsan uğraş, bir türlü geçmeyen. Çözüm buldum sandığın, ertesi gün aynı ağırlıkla geri dönen.

O duygu şu anda bedeninin neresinde?


AŞAMA 1: DUYGUNUN İÇİNE DOĞRU

Yol Arkadaşı: “Şimdi, hissettiğin bu duygunun tamamen gelmesine izin ver. Onu kendi sevginle, kendi kabullenmenle çevrele. Ve sonra, bu duygunun tam merkezine doğru açıl. Orada ne var? Daha derinde ne var?”

Sen: (İlk duygu gelir. Adını koy: öfke, korku, utanç, terk edilmişlik…)

Yol Arkadaşı: “Harika. Şimdi bu yeni duygunun da tamamen gelmesine izin ver. Onu da sevgiyle çevrele. Ve merkezine doğru açıl. Daha derinde ne var?”

Bu soru, her yeni duygu katmanında tekrarlanır. İki katman da olabilir, sekiz katman da. Acele etme. Her katmanda biraz daha derine inersin.


AŞAMA 2: BİLİNMEYEN BÖLGE (EĞER GELİRSE)

Bazı insanlar, duygu katmanlarının altında bir boşluğa, hiçliğe, karanlığa, sise ulaşır. Burası “Bilinmeyen Bölge”dir. Korkutucu gelebilir. Oysa sadece bir geçittir.

Yol Arkadaşı: “Harika, Bilinmeyen Bölge’desin. Tek yapman gereken rahatlamak ve onu karşılamak. Bu sadece başka bir katman. Şimdi, bu uçsuz bucaksız alana ne sızıyor? Hangi çatlaklardan, hangi deliklerden içeri bir şey sızmaya başlıyor?”

Sen: (Genellikle ışık, huzur, sevgi, sakinlik gibi Kaynak kelimeleri gelir.)


AŞAMA 3: KAYNAK

Kaynak’a ulaştığında, bunu bilirsin. Artık bir “yer” değildir; her yerdedir. İçinde, dışında, her yerde. Sınırsız, sonsuz bir huzur alanı.

Yol Arkadaşı: “Bunun tam kalbinde ne var? Sadece kendini bunun içinde açmaya ve genişlemeye bırak. Ve şimdi, bu sonsuz enginlikte dinlen. Bu senin özün.”

Burada en az birkaç dakika sessizce kal. Acele etme.

Yol Arkadaşı: “Şimdi iki katman daha derine in. Bunun kalbine doğru açıl. Ve sonra, bunun içinde genişle.”


AŞAMA 4: KAMP ATEŞİ

Şimdi, koşulsuz sevgi ve kabulün doğasına sahip bir kamp ateşi hayal et. Bu ateşin etrafına şunları davet et:

  1. Küçük halin – 0’dan şimdiye kadar herhangi bir yaşta
  2. Şimdiki halin
  3. Bir bilge – Güvendiğin, varlığında kendini güvende hissettiğin bir bilge, aziz, öğretmen
  4. Bu acıda payı olan kişiler – Bir veya birkaç kişi

Yol Arkadaşı: “Kimler var burada? Başka kimsenin olması gerekiyor mu?”


AŞAMA 5: BOŞALTIM – SÖYLENMEMİŞ SÖZLER

Şimdi, küçük halin konuşacak. Yıllardır söyleyemediğin, içinde biriktirdiğin ne varsa, şimdi söyleme zamanı.

Yol Arkadaşı: “Küçük halin, kalbinden konuşabilse, daha önce söylemeye güvenli hissetmediği, söyleme fırsatı bulamadığı ne varsa şimdi boşaltabilse, ne söylerdi?”

Sen (küçük halin olarak): (Ağzından çıkanlara şaşıracaksın. Yıllardır içinde biriken kelimeler, cümleler, çığlıklar dökülecek. Bırak. Tutma. Ağla, bağır, söyle.)

Yol Arkadaşı: “Öteki kişi de muhtemelen o zaman sahip olduğu duygusal kaynaklarla elinden gelenin en iyisini yapıyordu. Eğer ona bir ses verebilseydin, o ne söylerdi?”

Sen (öteki kişi olarak): (Beklemedik bir şey gelebilir. Savunma değil, belki de açıklama. Belki özür. Belki kendi acısı.)

Bu diyalog, her iki taraf da tamamen boşalana kadar devam eder. “Söyleyecek başka bir şey var mı?” Herkes “hayır” diyene kadar.

Yol Arkadaşı: “Bilgenin söyleyeceği bir şey var mı?”


AŞAMA 6: ŞİMDİKİ HALİN KONUŞUYOR

Yol Arkadaşı: “Şimdi, şimdiki halinin sırası. Bugünkü sen, bu kişiye söylemek istediğin, yıllardır içinde biriktirdiğin ne varsa, şimdi söyle. Göğsünden, hücrelerinden dışarı at.”

Sen (şimdiki halin): (Yine konuş. Yine boşalt. Yine söyle söyleyemediklerini.)

Yol Arkadaşı: “Ve eğer o kişi cevap verebilseydi, ne söylerdi?”

Tekrar, herkes tamamen boşalana kadar devam et.


AŞAMA 7: AFFETMEK

Bu en zor kısımdır. Ve en özgürleştirici olanı.

Yol Arkadaşı: “Küçük haline soruyorum: Bu kişinin davranışını onaylamasan bile, hiçbir standarda göre kabul edilebilir olmasa bile, bu kişinin ruhunu tüm kalbinle affetmeye istekli misin?”

Sen (küçük halin): “Evet” veya “Hayır”. Hayır ise, bilgeye sor: “Tamamen affedebilmek için ne olması gerekiyor?”

Yol Arkadaşı: “Öyleyse, kendi kelimelerinle, tüm kalbinden, sesli olarak affet onu.”

Sen (küçük halin): (Affediş sözleri söyle.)

Yol Arkadaşı: “Şimdi şimdiki haline soruyorum: Aynı şekilde, bu kişinin ruhunu tüm kalbinle affetmeye istekli misin?”

Sen (şimdiki halin): (Affediş sözleri söyle.)

Yol Arkadaşı: “Şimdi, eğer senin affedilmeye ihtiyacın varsa, öteki kişinin seni affetmesine izin ver. Önce küçük halin, sonra şimdiki halin.”

Yol Arkadaşı: “Şimdi bu kişiyi ve diğerlerini ışığa karışmaya gönder. Onlar için bir dua et; bir şekilde kendilerini affetmeyi bulabilsinler.”


AŞAMA 8: KÜÇÜK HALİNLE BARIŞ

Şimdi kamp ateşinde sadece küçük halin, şimdiki halin ve bilge kaldı.

Yol Arkadaşı: “Şimdiki halin, küçük haline dön ve benden sonra tekrarla:

*’Daha önce yaşadığın tüm acılar için çok üzgünüm. O zaman sahip olduğum bilgeliğe sen sahip değildin. Ve sana söz veriyorum, o acıları bir daha asla yaşamak zorunda kalmayacaksın. Çünkü şu andan itibaren seni seveceğim ve koruyacağım. Bu bilgeliğe, bu sevgiye, bu affedişe dilediğin her an erişebilirsin. Ve affedilmeye ihtiyacın olan her şey için seni affediyorum.'”

Yol Arkadaşı: “Şimdi küçük halini kucakla. Onun içinde erimesine, bu sevgi, kabul ve affediş içinde büyüyerek şimdiki haline karışmasına izin ver.”

Yol Arkadaşı: “Bilgeye dön. Onun son bir iletişimi var mı? Sonra onun da ışığa karışmasına izin ver.”

Yol Arkadaşı: “Ve şimdi, kendi özünde, kendi ruhunda, bu sonsuz Kaynak alanında genişleyip dinlen. Önünde sınırsızca, arkanda sonsuzca, her yanında uçsuz bucaksız… Sadece dinlen.”


AŞAMA 9: GELECEK ENTEGRASYONU

Yol Arkadaşı: “Bu sınırsız sevgi, ışık varlığında tamamen açık kalarak, senden bir gün sonrasına adım atmanı istiyorum. Bir gün sonraki senin nefesini soluyor, onun hissettiklerini hissediyorsun. Nasıl hissediyorsun? Bedenini kontrol et. O eski mesele hâlâ orada mı?”

Sen: (Cevap ver.)

Yol Arkadaşı: “Harika. Şimdi bir hafta sonrasına adım at. Bir hafta sonraki senin bilincine açılıyorsun. Nasıl hissediyorsun? Kendinle ilgili, hayatla ilgili?”

Bu şekilde: 1 gün, 1 hafta, 1 ay, 6 ay, 1 yıl, 5 yıl… Her adımda beden kontrol edilir. 6 ayda hücrelerinin %70’i yenilenmiştir. 1 yılda bedenindeki hiçbir molekül, bugün burada olanla aynı değildir.


AŞAMA 10: GELECEKTEKİ SENDEN MEKTUP

Yol Arkadaşı: “Şimdi beş yıl sonrasına adım at. Beş yıl sonraki senin bilincinde tamamen açık kalarak, bu bilgelikten şimdiki haline bir mektup yazmanı istiyorum. Kendine pratik tavsiyeler ver: Nasıl yaşamalısın? Ne yapmalısın? Bu bilinçten nasıl yaşayabilirsin?

“Bu bilinci şimdi hayal edebiliyor olman, aslında buradan, şu andan itibaren ona erişebileceğin anlamına gelir. Tüm parçaların tamamen bütünleştiğinde ve iyileşme sürecinin doğal olarak devam etmesine izin vermeye hazır olduğunda, gözlerini açabilir ve kendi bilgeliğini sayfaya dökebilirsin.”

Sen: (Gözlerini aç. Önüne konan boş kâğıda, gelecekteki özgür, bilge halinin şimdiki sana yazdığı mektubu yaz. Hiç düşünme. Sadece akmaya bırak.)


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: GÜNLÜK HAYAT İÇİN PRATİK ARAÇLAR

Süreç burada bitmez. Asıl iyileşme, bu farkındalığı günlük hayata taşıyabilmektir. İşte kitaptaki onlarca tanığın kullandığı, kanıtlanmış araçlar:


1. “Burada Ne Var?” Sorusu

Bedeninde bir ağrı, bir sıkışma, bir rahatsızlık hissettiğinde dur. O bölgeye nefesini gönder. Sor: “Burada ne var? Gerçekten ne hissediyorsun?”

Çoğu zaman cevap bir duygudur: bastırılmış öfke, söylenmemiş söz, tutulmuş gözyaşı. Adını koyduğun an, beden rahatlamaya başlar.


2. “Yapamam Listesi”

Yapamayacağını, söyleyemeyeceğini, isteyemeyeceğini düşündüğün şeylerin bir listesini yap. Ve karşılarına, “Bunu kime soramazdım?”u yaz.

Sonra, listendeki ilk kişiyi ara ve sor.

Bu basit eylem, hayatını değiştirebilir.


3. “Yapışkan Düşünce” Kesme

Zihnin geçmişe (suçlama) veya geleceğe (endişe) doğru hikaye örmeye başladığında:

  1. Hikâyeyi fark et. “Keşke…”, “Ya…”, “Nasıl yapabilir…”, “Dayanamıyorum…”
  2. Hikâyeyi kes. Altın bir makasla kafanın hemen üstünde kestiğini hayal et.
  3. Duyguyu bul. Hikâyeyi tetikleyen duygu bedeninin neresinde?
  4. Duyguya isim ver. “Bu öfke. Bu utanç. Bu korku.”
  5. Dalganın büyümesine izin ver. Tüm bedenin kasılsın, titresin, sıksın.
  6. Dalganın içine dal. Tam ortasına doğru yüz.
  7. Dalganın dinmesini hisset.
  8. Dalga gittikten sonra geriye kalan sakin, huzurlu okyanusta açıl.

4. Beden Sorusu – Karar Verme Aracı

İki seçenek arasında kaldığında:

  1. Sessizleş. Zihni boşalt. Dikkatini bedenine, özellikle karın bölgene getir.
  2. “Ben __ yapmayı seçiyorum” de. Bedeninin rahatlayıp rahatlamadığını hisset.
  3. Sessizleş. Tekrar merkeze dön.
  4. “Ben __ yapmayı SEÇMİYORUM” de veya diğer seçeneği söyle. Bedeninin tepkisini hisset.
  5. Bedenine güven. O yalan söylemez.

5. Ho’oponopono – Affediş Duası

Biriyle aranda bir gerginlik, kırgınlık hissettiğinde, içinden şu dört cümleyi tekrarla:

“Seni seviyorum.”
“Üzgünüm.”
“Beni affet.”
“Teşekkür ederim.”

Kime söylediğin, kimin affettiği önemli değil. Aradaki bilinç alanında bir yumuşama olur. Önce sende. Sonra, çoğu zaman, ötekinde de.


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: VAZGEÇİLMESİ GEREKENLER

Bu yöntem bir şey “eklemez”. Tam tersine, çıkarır. İyileşme, bir ekleme değil, çıkarma işlemidir.

Vazgeçmen gerekenler:

  • Öykün. Başına gelenler sen değilsin. Onlar sadece başına geldi.
  • Suçlama. Ne kadar haklı olursan ol, suçlama seni özgür bırakmaz.
  • Kurban rolü. “Bana yapılanlar” seni tanımlamak zorunda değil.
  • Kusursuzluk. Bugün, olduğun halinle zaten tamamlanmışsın.
  • Kontrol yanılsaması. Hayat senden büyük. Bırak aksın.

BİTİRİRKEN: ÇAĞRI

Bu satırları okuyorsan, içinde bir şey sana sesleniyor demektir. Yarım kalmış bir iyileşme, söylenmemiş bir söz, affedilmemiş bir yara…

Bu çağrıya cevap vermek, cesaret ister. Ama bil ki, bu yolculuğa çıkan herkes, dönüştüğü kişiye şükran duyar.

Hücrelerin, iyileşmeyi bekliyor. Bedenin, eve dönmek için sabırsızlanıyor. Ve senin gerçek doğan, tüm bu duygu katmanlarının, tüm bu öykülerin, tüm bu acıların ötesinde, olduğu yerde sakin ve tamamlanmış bekliyor.

Kapıyı arala. Işık sızsın.


“Yolculuk bana hiçbir şey vermedi. Benden sadece bir şeyler çıkardı: suçluluk, öfke, acı, beni kendi hapishanemde tutan prangalar. Bunlar gittiğinde, tüm aradıklarımın zaten orada, ruhumda olduğunu gördüm.”

— Joseph Doyle, Vietnam Gazisi


Not: Bu yazı, Brandon Bays’in “Living The Journey” kitabındaki temel kavram ve tekniklerin, kitaptaki onlarca kişisel iyileşme tanıklığından süzülen bilgelikle harmanlanarak, özgün bir anlatımla yeniden yorumlanmasıdır. Adım adım süreç, kitabın sonundaki rehberli uygulamadan çevrilmiş ve sadeleştirilmiştir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası