Ülseratif Kolit ve bağırsak hastalıkları

MS gibi Otoimmün Hastalıklar Tedavi Edilebilir

Bilim insanları elden ayaktan düşüren ciddi otoimmün hastalıklarda (MS gibi) hücrelerin, sağlıklı vücut dokularına saldırmasını nasıl durduracağını ortaya çıkararak, bilimsel açıdan büyük bir ilerleme (breakthrough) kaydetti.

Bristol Üniversitesi’nden araştırmacılar vücudun bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırması yerine, hücreleri agresif konumdan gerçekten hastalıklara karşı koruyacak hale nasıl dönüştüreceklerini keşfettiler.

2014 Eylül Ayı’nda Nature Communications dergisinde yayınlanan araştırma Wellcome Trust tarafından fon desteği alıyor. Antijen-spesifik immünoterapi adı verilen bu son tedavi yaklaşımının MS(multipl skleroz), Tip 1 diyabet, Graves hastalığı ve sistemik lupus eritematozus (SLE) hastalığı gibi pek çok otoimmün hastalığında yaygın olarak kullanımı umut ediliyor.

MS hastalığı tek başına Birleşik Krallık’ta 100,000 civarı insanı etkilerken, tüm dünyada 2,5 milyon kişiyi etkiliyor. Bilim insanları otoimmün hastalığına neden olan hücreleri seçici hedefleyerek, bu hücrelerin kendi dokularına karşı saldırganlığını hafifletmeyi başardı. Hücreleri hastalığa karşı koruma kabiliyetlerini kazanacak şekilde dönüştürdüler. Bu türden bir dönüşüm daha öncesinde alerjilere uygulanmıştı.

Alerjik densensitizasyon(duyarsızlaştırma) adı verilen bu uygulamanın değeri otoimmün hastalıklar açısından ancak anlaşıldı. İşte Bristol ekibi normalde saldıran hücrelerin protein fragmanlarının nasıl yönetildiğini açığa çıkararak, otoimmün tepkisinin düzeltilmesine vesile oldular. Çalışmanın en önemli kısmı ise antijenin fragman enjeksiyonun kademeli doz artımıyla etkili bir tedavinin oluşturulabileceğinin açığa çıkması. Bu tarzda immünoterapinin nasıl işlediğini ortaya çıkarmak amacıyla, bilim insanları immün hücreleri detaylı inceleyerek, hangi genler ve proteinlerin açılıp kapatılarak tedavi için kullanılabileceğini araştırdı.

Gen ifadesindeki değişimlerinin keşfinin yardımıyla, nasıl aggressör(saldırgan) hücrelerin protektör(koruyucu) hücrelere dönüştürülebileceğine açıklanabiliyor.

Sonuç olarak, tekrardan eski haline dönen hücreler , bireyin kendi bağışıklık sistemine tolerans göstererek kendi dokularına saldırmak yerine , yeniden enfeksiyona karşı koruyucu duruma geliyor.

Hücrelerin spesifik olarak hedeflenmesi sayesinde, immünosupresif ilaçların; enfeksiyon, tümör oluşturma , doğal mekanizma bozulmaları gibi istenmeyen yan etkilerinden kaçınılabilir. Araştırmaya başkanlık eden Profesör David Wraith: “ Antijen-spesifik immünoterapinin moleküler tabanlı bakış açısı, heyecan verici yeni fırsatlara kucak açıyor. Seçicilik yaklaşımının iyileştirilmesi sayesinde etkili bir tedavi sağlayabilecek değerli etiketler sağlanabilir.

Bu sonuçların tedavisi zor otoimmün hastalıkların tedavisi için önemli çıkarımları olacaktır,” diyor. Bu tedavi yaklaşımı sayesinde dünya çapında milyonlarca insanın hayatları iyileştirilebilir. Bristol Üniversitesi ve Apitope biyoteknoloji firması tarafından halen klinik çalışmalar sürdürülüyor.

HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Kaynak: ScienceDaily , www.gercekbilim.com/

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası